1 Ağustos 2014 Cuma

Evrensel İnsan Yaşam Projesi

Yaşama Koşullarını düzenleme, eşitleme ve paylaşma

İnsanlığın bir arada barış içinde yaşamasının bir çok yolları vardır. Tüm dünyanın kabul edebileceği yaşama amaçlarının birleştirilmesi çoğu insanın hayalidir.

Bir insanın ömür boyu sahip olmak istediği iki ana unsur vardır. Bu iki ana unsur diğer tüm ihtiyaç, istek ve mutluluğunun çekirdeğini oluşturur.

  • Edim
  • Tüketim

Edim : Hareketi temsil eder, meslek başta olmak üzere, çalışma, uğraş, ilgilenilen, sevilen her türlü edim, hareket, işi anlatır. meşgul olma, oyalanma, araştırma, keyifli veya zorunlu uğraşlar vb.

Tüketim : İnsan ihtiyaçların bireysel ve toplumsal saptanmış, belirlenmiş ortak bir anlayışla kabulllenilebilen her türlü fiziksel ve ruhsal ihtiyaçların giderilmesi.

Yeni dünya yaşayış düzeni

Yaşama Koşulları : Edim ve Tüketim unsurları.

Düzenleme : Edim ve Tüketimin her türlüsünün belirlenip, birey ve toplum için standartının oluşturulması.

Eşitleme : Oluşturulan tüm standarların zaman, fayda, değer olarak dengelenmesi, çevrilebilir olması.

Paylaşım : Edim ve tüketim standartlarının dengelenmiş bir biçimde her birey ve topluma paylaştırılması ve taksimi.

Örnekler :

Bir ülkede her türlü üretim ve hizmet unsurlarının bölgeler arasında paylaşılaması. Tarım ürünlerinin uygun arazi ve iklim şartlarına göre üretim görevi paylaştırılması.

Sanayi, teknoloji ve hizmet sektörlerinin de bölgesel paylaşımın yapılması.

Tüm meslekler puan sistemine dahil edilerek, ücret, süre ve zorluk standartlarının ışığında eşitlenmesi, dengelenmesi.

Ülkesel seviyeden küresel seviyeye karar birliği ile geçilmesi.

Evrensel İnsan Yaşam Projesi.

Yeni yaşam projelerine ihtiyacımız var. Mevcut düzenler yetersiz kalıyor.

Özkan Salman

29 Temmuz 2014 Salı

Felsefik Serbest Düşünce Esinti ve Çağrışımları -7

"Beden genişliği, düşünce boşluğu sever "

İnsan için uzayda olmak boşlukta durmaya alışmak anlamına gelir.

Yeryüzünde bulunsak bile evrenin uzayın boşluğunda bulunmaktayız.

Duygu ve düşüncelerimizin bir köşesi ve kenarı da bulunmamaktadır.

Fiziksel yapımız için boşluk düşme anlamına gelir.

Zihnimiz için ise boşluk bilmemek, sorularımızın cevaplanmaması şeklindedir.

Fiziksel yapımızın boşluğa karşı güvenlik ihtiyacı yeryüzüyle sağlanmış olmasına karşın zihinsel boşluk endişesini gidermek zordur.

Dünyaya ve içindekilere ait bir çok sorular cevaplanabilir.

Ortadoğu'daki haksız savaşlar neden oluyor ?

Ülkemizdeki politikalar nasıl ?

Dünya barışı neden sağlanamıyor ?

Küresel gelişim nasıl gidiyor ?

Kapitalizm neden tüm insanlara faydalı olamıyor, yavaş gelişiyor veya yolu saptırılıyor ?

Sosyalizm ve dini yönetim nasıl suistimal edilmeden oluşturabilir ?

Tüm bu soruların cevapları var.

Zihinsel boşluk ise cevaplayamadığımız soruları olduğu sürece devam edecektir. Tıpkı bedenimizin uzay boşluğunda bulunduğunu hissetmesi gibi.

Zihinsel boşluğun biraz olsun azaltılması mümkündür.

İlke ve prensibler.
Aşk, sevgi gibi güçlü bağlar.
Hedef ve planlar.
Kendimizle barışık olmak.
Hayatımızı anlamlandıracak iyi bir çalışma yapmak (idealler).
Mütevazi ve sakin olmak (espiri ve neşe olmalı).
Vb...



Özkan Salman

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Arkadaşım Nasıl Olmalı ?

Arkadaşlık ilişkilerinde aşamalar

*. Giriş
Tanışma

*. Gelişme
Birlikte iletişim ve davranış devamlılığı.
Güven, sevgi ve yardımlaşma ile birliktelik sürekliliğin sağlanması.

*. Bölümlere ayrılması
İş, özel ( ortak paylaşımlar; idealler, amaçlar, keyifler, istekler).
*. İlişki ve iletişim sınırların belirlenenerek devam etmesi veya bitmesi.

Devam : Tüm iletişim ve davranış netleşir ve bir denge kurulur.
Bitiş : İletişim ve davranışlarda dengeyi bozma hali.

Görülüyor ki arkadaşlıklarda giriş, gelişme bölümleri gayet iyi giderken bölümlere ayrılma aşamasında uyum sağlama zorlaşacak bireyler birbirin tam tanıma gibi zor bir aşamasına gireceklerdir.

Giriş ve gelişme aşamları hızlı ve kabullenir olurken sınırların belirlenme aşaması uzun ve hoşgörünün azalması şeklinde görülebilir.

Bireyler istek, alışkanlık ve fikirlerinin kaynaklarına inildikçe aynı şeyleri paylaşma olasılıkları azalır. Denge kurmak için adil olma hali hataları seyiri etkileyecektir. İnsan doğasındaki bencillik, savaş ve cinsellik güdüleri ile bir denge oluşturup oluşturamaması toplum içindeki bireyin nasıl arkadaşlar edineceğini de etkilemektedir.

Grup oluşturma, gruba dahil olma, ortak ideal ve istekleri paylaşma, iş ve özel bir çok konuda yardımlaşma ve paylaşma ihtiyacı gibi nedenlerle kurulmaya çalışılan arkadaşlıklar zaman ve mekanın getirdiği ölçüde raslantısıllığı kabullenerek başladığı bir gerçektir.

Nasıl bir arkadaş istiyorum ? Sorusunu sormadan önce ben kimim, nasılım ? Sorularını cevaplamamız gerektiği ortadadır. Ben kimim sorusu günümüz eğitiminde elli veya altmış yaşlarında olmamalı. Ben nasıl bir birey olmak istiyorum sorusu ilköğretimde verilerek yüksek öğrenimle hangi mesleği seçmeliyim sorusunu da kolaylaştırmalıdır.

Toplum içinde nasıl bir birey olmayız sorusunu da bu ilköğretim aşamalarında cevaplanmalıdır.

Arkadaş seçimini zaman ve mekana bırakmak, dolayısı ile kendimizi tanımamak bizleri hep hayal kırıklıkları yaşamamıza neden olacaktır.

Buna da hepimizin bildiği gibi "kötü veya iyi tecrübe" diyoruz.



25 Temmuz 2014 Cuma

Felsefik Serbest Düşünce Esinti ve Çağrışımları -6

Bunalımları aşmak

Ortadoğu'daki kaosu her an izliyoruz, dinliyoruz ve okuyoruz. Haksızca insan katliamları, akıl ve mantığımıza uymuyor. "Böyle olmamalı, hayır istediğimiz dünya böyle olamaz "dedirtiyor.

Kanunlarımız, inançlarımız ve ahlakımız tüm bu vahşet olaylarını kabul etmemesine rağmen günü birlik seyrediyor olmamız hepimizi rahatsız etmektedir.

Binlerce yılın biriktirdiği insani değerlerin küresel olarak çiğnendiğini görmek hepimizi üzmekte, kızdırmakta ve tepkilerin artmasına yol açmakta.

Tüm insanlık tarihi boyunca benzeri çok kötü olaylar yaşandı. Günümüzde iletişim şekli ve araçları bizleri bilgilendirdiği için günü birlik öğrenir ve hatta olayları yaşarcasına hisseder olduk.

Artık bulunduğumuz çağda bireysel ilişkilerin doğasını aşarak uluslararası ülke yönetimlerin hırs, hata ve büyük günahlarının sonuçlarını görür olduk. Artık dünya küçüldü. Her ülke yönetimlerinin kapalı kapılar arkasındaki gizli plan ve proğramları ile halka söylediklerinin uyuşmadığına şahit olmaya başladık.

Bireyler arası güvensizlik yönetimlerin güven bunalımına doğru ilerlemekte.

İnsan için uzayda olmak boşlukta durmaya alışmak anlamına gelir. Yeryüzü bile bizlere sadece yerçekimi dayanağı olarak ayaklarımızın üzerinde durma olanağı tanıyor. Bizler ise bir dayanak ve tutanak arıyoruz sisler içerindeki hayat yürüyüşümüzde.

Dayanak ve tutanaklarımız neler olmalı....


Devam edecek...

19 Haziran 2014 Perşembe

Bir Adım

Erkek bir adım önde olmalı,
Yolu açılacak sıkı ormanda,
Pusulayı yorumlayacağında,
Haritaları ortaya yaydığında.

Erkek bir adım önde olmalı,
Tüm kapıların açılacağında,
Başbaşa, yemek masasında,
Özel bir dansa kalkıldığında.

El ele, otururken o sahilde,
Bir yaz gecesi, ileri saatte,
Sessizliğin hakimiyetinde,
Erkek bir söz önde olmalı,

Erkek bir adım önde olmalı,
Deprem yuvayı salladığında,
Sel, bela aileyi sardığında,
Yaslı, kara günlerin acısında.

Telaş, hüzün, endişe, tasada,
Erkek bir adım önde olmalı,
Akıl, fikir, çözüm yaratımda,
Uzun, mutlu bir hayat yolunda.


Özkan Salman

Korku Öfke Aşk

Orada bir ses, bir çıtırtı,
Kuzgun öttü, dal kırıldı,
Karartı, bulanık görüntü,
Birden dolunay göründü.

Fırlat, parçala, çarp, vur,
Kovala, yakala, sıkıştır,
Rakip, hasım, yaratık,
Birden düşman göründü.

Yok oluş her yanımızda,
Var oluş, korunur aşkla,
Sevgi, dostluk, beraberlik,
Birden sevgilim göründü.

Özkan Salman


8 Haziran 2014 Pazar

Kötü Ruhlar (Şiir)

Kötü ruhlar, dolaşıyor çevrede,
Her seste, harekette, gizlerde,
Saldırmaya hazır beklercesine
Kötü haber, imalı yazı, sözlerde.

Kötü ruhlar, havlayan, tıslayan da,
Öten, anıran, miyav mesajlarında,
Kulaklarıma ulaşan, gözüme ilişen,
Her canlıdan gelen o vahşi nefiste.

Kötü ruhlar, dolaşıyor yeryüzünde,
Avcı, savaşçı, bozguncu kimliğinde,
Acı çığlıkların, feryatların ardında,
Kar, zarar, yüzdelik hesaplarında.

Kötü ruhlar, korku ekiyorlar, zihinlere,
Fakirlik, işsizlik, dışlanma tehdidiyle,
Kendi yolundakilere ise toz pembe,
Şöhret, varlık, güç hep gündemlerinde.


Özkan Salman

20 Mayıs 2014 Salı

Asıl olan Toplum'dur

Asıl olan toplumdur, birey ve devlet sonra gelir ve ona bağımlıdırlar.

Bireyler birleşerek toplumu, toplum birleşik olarak devleti oluşturur. Toplum oluşma sürecini tamamladığında bireye ve devlete sürekli yön verir ve onları etkiler. Bu aşamadan sonra toplum insanlığın ve onunla ilgili herşeyin öncelikli ve en önemli unsuru haline gelir.

Bireyin toplumdan üstün olduğu fikri tarihte krallar, imparatorlar ve diğer liderler yolu ile hep korundu ve doğru olarak kabul edildi. Bu dönemlerden sonra liderlerin yerini ülke yönetim sistemlerine bıraktıklarını görüyoruz.

Devletler en büyük yönetim kurumları olarak gelişimlerini sürdürdüler. Toplumdaki dinamik gelişime bağlı olarak kendini yenileme özellikleriyle devam etmektedirler.

Bireylerin topluma etkileri anlık ve hızlı olamaz. İyi veya kötü bireysel etkilerin (tarihi yıkım veya hızlı çağ geçişi) bile tarihsel ve toplumsal sürecin etkilerinin son kıvılcımları olduğunu söyleyebiliriz. Hitler veya Enstein topluma bir anda etkileri toplumların tarihsel ve zihinsel gelişim aşamalarıyla açıklanabilir. Her ikisininde planları bir anda oluşmamıştır. Biri barutlaşmış topluma bir kıvılcım diğeri ise bilginin yolunun tıkanmışlığını açacak ışık olmuştur. (00:40)

Kapitalizm ve liberalizmde bireyin toplum ve devletten daha önemli olduğu vurgulanmaktadır. Bireyin gücü öyle yüceltilip öyle büyütülür ki toplum ve devlet hep gölgede kalırlar ve birey için var olduklarının düşünülmesinden başka seçenekleri etkisizleştirirler adeta.

Diğer bir çok ülke yönetimlerinde ise birey adeta değersizleştirilme, sindirilme, topluma ise devlet için var olduğu fikrini benimsetme politikaları hakimdir....




Devam edecek... 

17 Ocak 2014 Cuma

Serbest Piyasa Ekonomisi

Olumlu özellikleri
* Ürün ve hizmet gelişimini ve tecihini sağlar.
* İcat, yeni teknik, sistem, keşifler ortaya çıkarır.
* İş bölümü, paylaşımı arttırır.

Olumsuz özellikleri
* Birey, aile ve toplumda güvensizlik olgusunu arttırır.
*Yaşam standartları arasındaki farklar artmaya eğilimli olup denge kurması zordur.
* Küresel insan nüfusunun artışına karşı gelişimi ve yayılımı yavaştır.
* Manipüle, haksız ücret, vergi kaçırma, kötü yönetim ve kanun dışı kazançlar gibi kitleleri yanıltma, aldatma ve olumsuz etkileme sıkça gerçekleşmektedir.
* Küresel sermaye grupları  küresel gelişimin hızını ve şeklini olumsuz yönde etkilemektedir.

Özkan Salman

6 Ocak 2014 Pazartesi

Neden Ölüyoruz ?

Neden Ölüyoruz ?

Bir canlının ölmesindeki ana unsurları şöyle sıralayabiliriz.

1. Diğer canlılar : Av, avcı kimliğindeki hastalık oluşturan mikroorganizmalar, yırtıcı ve zehirli tüm bitki ve hayvanlar, kaynağı bu zihniyette kalmış(av, avcı,kendisinin varlığını başkalarının yok olmasına bağlayan,adamış savaşçı) insanlar.
2. Genetikten gelenler: Dna'mızın bizlere aktardığı önceki yaşantılardaki sorunlar. Dna der ki : Ey insan önceden bir çok sorunlar yaşadım ve bunlara çözüm bulamadım, çözemediğim sorunlar tekrar önüne gelecek, sende de çözemezsem sonrakine aktaracağım. Ta ki çözülene kadar. Ömrünün bir bölümünde yaptığın veya maruz kaldığın tehlikeli durumlar beni dolayısıyla seni olumsuz etkileyecektir.
3. Kazalar : Doğa ve evren trafiği kazaları, insan veya canlı trafiği kazaları (doğal ve yapay kazalar).
4. Doğal süreç : Yer çekimi, sürekli hareket zorunluluğu, ısı değişimi(iklimlerin olumsuz etkileri), organ, doku yenilenmesi sınırı.
5. Neden ölüyoruz sorusunu sormamak:) Dna'mız diyor ki : Zincir oluşturma ve bölünme sayım sınırlı iç yapında bir bütünlük oluşturmaya çalıştım şu ana kadar ve bunda biraz başarılı oldum sanırım. Ama benim yani senin dışındaki anlamadığım bir çok olumsuz etkileri anlaman ve çözüm üretmen için Allah'ın yardımıyla beyninde zeka denen oluşumu niye yeterince kullanmıyorsun. Bir aşama kaydettin farkındayım. Ama hala niye bu önemli soruyu sormak yerine hayat iksiri arama peşinde koşuyorsun. Veya soru yerine bu oluşumu kabullenip gaflet uykusuyla yaşıyorsun. (5.madde taslak veya varsayımdır.)

Hayatımızın en önemli bir sorusu olan fakat unutmayı, hatırlamamayı tercih ettiğimiz bir soru hep önümüzde duruyor ve Dna'mız tarafından hep soruluyor olacak.

Neden Ölüyoruz.?

Özkan Salman


30 Aralık 2013 Pazartesi

Gerçekten de Özel miyiz ?

Biz şu an yaşayan insan ve canlılar öncekilerin devamıyız.

Değişimleri görebiliyor ve yaşayabiliyoruz.

Geçmişteki atalarımız bugünleri ancak hayal edebilirlerdi.

Bizler geçmişin gerçekleşmiş hayalleriyiz.

Fiziksel ve zihinsel yapımız az değiştiği halde yaşantılarımız çok farklı durumda, atalarımıza göre temel güdülerimiz ve ihtiyaçlarımız aynı hala. Davranışlarımızda öyle, yürüyoruz, oturuyoruz, çalışıyoruz, yiyoruz, uyuyoruz vb.

Bizi atalarımızdan farklı kılan nedir ?

Araç ve eşyalarımız değişti. İlişkilerimiz tabi ki, kurallarımız, kanunlarımızda.

En önemlisi zihnimiz değişiyor.

Dünya ve evrene bakışımız sürekli yenileniyor ve gelişiyor.

Bilgimiz artıyor.

Yakında ilkokul mezunu bebekler gelmeye başlarsa hiç şaşırmam. Belki üniversite mezunu bile olabilir.

Doğan bir bebeğin önceki ömrünü hatırlar şeklide doğmasını hangi anne, baba ister ?

Ya da vasiyetinde tüm kişisel yaşam bilgisini yeni doğacak bir bebeğe aktarılmasını isteyen bir milyarderi varisleri nasıl karşılar ?

Zihnimiz sonları merak eder.

Dizinin bir sonra ki bölümü nasıl olacak ?

Filimin sonunda tahminimiz gerçekleşecek mi ?

Evreni de öyle algılamaya alışmışız, başlangıç, gelişme ve sonuç ?

Orhan Veli'nin dediği gibi "Ölüm Allah'ın emri şu ayrılık olmasa"

Nüfusumuz her geçen gün artıyor. Geçmiş insanların yaşama şekillerinin aynısının tekrarlanma olasılığı da.

Aynı şekilde zihinsel ve fiziksel örneklerin tekrarlanma olasılığı artıyor.

Böyle oluyorsa, hep tekrarı yapıyoruz anlamına geliyor. Böyle bir yaklaşımda nasıl özel olduğumuzu düşünebiliriz ki.

Ta ki döngü yeni bir yörüngeye geçene kadar. Ateşin bulunması, tekerleğin icadı, dünya keşiflerin tamamlanması, bilimlerdeki ilerlemeler gibi.

Biz insanları atalarımızın devamı, geleceğin taşıyıcısı olmaktan daha özel kılan bir şey var mıdır ?

Özkan Salman








BBD Yöntem ve Uygulamaları - 134

Günaydın, değerli sağlık sever dostlarım. Bugün ülkemiz Türkiye 'nin " Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" dır.  Bayramınızı ku...