Günaydıııın, değerli sağlık sever dostlarım.
07:00 Yumurta sarısı, bir adet. Eskitilmiş kaşar peyniri, bir ufak parça. Simit, çeyrek parça.
07:15 Çay, 200 ml
09:00 Yarım simit, Eski kaşar peyniri, zeytin, 3 adet. Çay, 200 ml.
10:00 Türk kahvesi
Öğlen yemeği menüsü
Şehriye Çorbası, Sebzeli fırın tavuk, Pirinç pilavı , yoğurt.
Tam iyileşmeyi beklerken kilo da almam gerekiyordu. En son 63.50 den 64 kiloya çıkmıştım. 66 ya kadar yolum vardı.
Öğlen menüsündeki sebzeli fırın tavuğu yemedim, diğer hepsini yedim.
12:00 Şehriye Çorbası,
Pirinç pilavı,
Yoğurt, 150 gr
13:45 Çay, 200 ml
14:15 Kış Armudu, bir adet.
18:30 Kuşbaşı kaşarlı pide, iki parça.
Yoğurt, yarım kase.
Künefe tatlı, yarım porsiyon.
Kilo kontrolü: 64.80 kg
Hedef kilo : 66 kg
Geçen hafta hatta on gündür başlayan zemheri soğukları hızını kesmeye başladı. 30 ocakta sonra ereceği var sayılıyor.
Derin soğukluk kuzeyden gelen hava ile geldi, 16,17,18, 19, 20,21 ocakta zirve yaptı. 21 inden sonra yağmurla birlikte dip soğukluğunu koruyarak üst yağmurun havayı yumuşatmasına şahit olduk. Yine de sabahları yağmura rağmen dip ve ağır soğukluk kendisini korumuştu. Yağmurun günlerce yağışı sırasında güneşten yoksun olduk. Nem ve serinlik sağanak yağmurda da kendisini hissettirdi.
16 ocakta başlayan ağır ve keskin soğukluğa iki gün dayanmış ve 18 ocakta müthiş bir üşütme ve soğuk algınlığı ile karşılaşmıştım. Kafadan başlayan üşütme tüm bedenimi sarmıştı.
Yazın tıpkı sıcaktan beyin ve baş çarpmasını bir hafta yaşadığım gibi 18 ocakta baştan başlayan üşütme tüm bedenimi sarmış, en son ciğerlerde bronşit rahatsızlığına doğru ilerlemiştim.
Üç gün şiddetli bir baş ağrısı, ateş, tüm bedende kırıklık ve yorgunluk ve ağrılar eşlik etmişti. Bu üç gün içinde ikinci kez başımdan aldığım soğuk çarpmasını atlatmam bugünle 10 günü bulmuştu.
Son olarak ateş düşmüş, kırıklık, yorgunluk ve ağrılar durmuş fakat şimdide yediklerimden içtiklerimden tat alamaz olmuş, kokular konusunda korkunç bir deneyim yaşamıştım.
Çay demleme sırasında çayın bilindik kokusunu değil, yanmış çay yapraklarının öz kokusunun alıp rahatsız oluyordum.
Sebze yemekleri koku olarak adeta bitki özlerinin atomsal kokularının hassas bir şekilde hissediyor ve bu da koku yanılması veya atomsal kokuların yoğunluğu ve rahatsız edici hissini yaşatıyordu bana.
Hayvansal gıdalarda ise henüz olgunlaşmamış, ham ve yetersiz kuzu etinin tüm acınası atomsal kokuları ile yüzleştim. Demlenmemiş çayın içilemeyeceği gibi daha büyümemiş, erken dönemlerindeki, ham, toy ve yarım bedenli kuzu, piliç, buzağı, keçi yavrusunun atomsal itici kokusunu aldım ve bu tür beslenmelerin ne kadar hatalı ve boşa yorucu tam besin=enerji dengesini engelleyen halini yaşadım.
Yayla veya orman vahşi yaşamında etçiller yavruları mecbur oldukları için avlarlar.
Etçillerin asıl hedefi olgunlaşmış, tam enerji verebilecek yetişkin otçullardır.
Siz takipçilerimden ricam bu yavru, ham, olmamış otçul yavrularını yemeyin sağlımız için bu önemli bir durumdur.
Bu durum iştah azaltıcı ve yeme isteğini engelleyen bir haldi. Bu deneyimlerimin etkilerine karşı beslenmemin gerekliliği gerçeğini kendime hatırlatarak taze, doğal ve sıcak özel beslenmelerime devam ettirdim.
Kronik bronşit deneyimini yaşamıştım. Bununla ilgili antibiyotik ve sprey ve tabletler alarak şu an ki iyileşme dönemine girmeye başlamıştım.
Şükür değerli sağlıksever dostlarım.
iyileşme dönemine girmeye başladım.
Artık bu iyileşme dönemimden sonra sindirimin tam olmasını sağlamak besin- enerji dengesini oluşturmaya başlayabilirdim.
Sağlıklı, taze ve sıcak besinlerin kesinlikle sindirimi enerjiye dönüşme potansiyeline başlamaktayım.
Besin = enerji dengesinde enerjiyi nerelere depolayacağımı çok iyi biliyordum artık.
Siz takipçilerimde bunu bildiğini tahmin ediyorum.
Enerjinin depolanması başta iskelet yapımız olmak üzere iskelet yapımızın birbiri ile bağlantıda olduğu kıkırdak yapılarda, dirseklerde, parmak boğumlarında, omur ilik çevresinde, burun, kulak ve göz çevresinde, kaslarımız ile kemik birleşim yerlerinde, organlarımızın kas ve kemik ile bağlantıda olduğu bölümler gibi her yerde enerji biriktirme olanağımızı bulunmaktadır.
Değerli sağlık sever dostlarım besin= enerji dengesinde enerjinin bahsettiğim tüm bölümlere nasıl aktarılacağı ve depolanacağı konusunda önemli bilgiyi sonra sizlere vereceğim.
Bu konuda biraz düşünür ve gayret ederseniz sizlerde keşfedebileceksiniz. Keşfederseniz de merak edip de bana sorarsanız iletişime geçebiliriz bu konularda sizlerin tahminlerinizi doğrular yanlış ise de doğrularımı söyleyebilirim.
Bu konu gibi sır niteliğine ait bilgileri beni sıkı takip eden sağlık sever dostlarım zaten öğrenip bileceklerdir. Yok bulamazlar ise de ben belirteceğim sizlere merak etmeyin.
.jpeg)
.jpeg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder