Günaydıııın değerli sağlıksever dostlarıımm.
BBD Yöntem ve Uygulamalarına kararlılıkla ve düzenlilikle devam ediyoruuuuz.
07:00 Yumurta, sarısı, bir adet,
Tulum peyniri, ince ve küçük iki parça.
07;15 Çay, 150 ml
Günaydınlar, iyi sabahlar ( işe giderken )
08:45 Çay, 200 ml,
Üzümlü kek, ufak bir parça.
10:00 Türk Kahvesi
Öğlen yemeği menüsü:
Köfteli çiftlik kebabı,
Beslenme planım:
Önce ve tek olarak kebap, sonra sırasıyla
14:30 civarı yoğurt,
15:30 civarı meyve olarak bir muz bir portakalım var.
16:30 civarı makarna şeklinde olacak.
12:00 Köfteli çiftlik kebabı, bu yemek biraz fazla pişmiş, sindirimi de hızlı ve hafif oldu. Sindirim için iyi fakat besin değerinin düşmesi yönünden nasıl olduğunu bilemiyorum.
13:00 Türk kahvesi.
14:00 Çay, 200 ml.
14:30 Yoğurt 150 gr. Yoğurtun sindirimi çok rahat ve keyif verici oldu. Beden hızlı sindirime girerek adeta sünger gibi çekti.
15:15 Portakal, bir adet.
15:30 Muz, Kış armudu, muz bir adet diğeri ise üç dilim. Meyvelerin sindirimi de gayet iyi ve hızlı oldu.
16:30 Makarna, bir porsiyon.
Makarna az pişmiş olduğunu sonradan sindirimi uzun sürünce anladım. 16:30 dan 19:30 a kadar maalesef uzun sindirim oldu. Sindirimi hızlandırmak için 18:15 de çay içtim. O hızlandırdı biraz ve 19:30 da kahve içene kadar son anlarına şahit oldum.
18:15 Çay, 200 ml.
19:30 Çekirdek kahve, makineden, Ristretto ve Flat White aynı bardakta, süt, krema, esmer şeker.
20:15 Etli Kuru fasulye, bir tabak.
Ağız salgısının az olması için yumuşak olan kuru fasulyeleri ve yemeğin suyunu eti çiğnemek için harç suyu gibi kullandım.
Sonuç, lezzetli ve rahat bir sindirim oldu.
Midemde hafiflik, üçüncü sindirimden hızlı onay geldi.
Dördüncü sindirime gitmeden kan ve sinirler yolu ile organlara hızla dağıldı.
Değerli sağlıksever dostlarım artık bundan sonra beslendiğim besinlerin sindirimde nasıl olduklarına dair izlenimlerimi de aktaracağım.
Böylelikle tecrübem ve deneylerimi birebir paylaşmış ve kayıt altına almış olacağım.
22:15 Türk kahvesi
Çekirdek kahve içerken salonumu ısıtmaya çalışıyordum klima ile.
Yağlı radyatör ile destek sağlıyordum.
Oda sıcaklığı ilk geldiğimde 18 derece idi. Kahvemi içerken 21 dereceye kadar geldi.
Kahvenin sıcaklığı geçtikten sonra üşümeye başladım.
Hızlı ısınacak diye hafif giyinmiş ihmal etmiştim.
Bedenimde bir kırıklık başladı. Zaten az pişmiş makarnayı sindirim yapacağım diye uzun sürmüş ve yorulmuştu.
Sıcaklık düşüklüğüne karşı direncim yeterli değildi yorucu sindirim nedeniyle.
Oda sıcaklığı yavaş artıyordu.
Önlemimi aldım. Giysi takviye yaptım.
Hala bedenimin sıcaklık dengesi kurmasına çalışmasına şahit oluyorum.
Erken önlem almam üşütmemi ve hastalanmamı engellemişti şimdilik. Şimdi beden sıcaklığım yükselmeye çalışıyor ve bir denge kurmaya çalışıyordu. Bunun yorgunluğu ve kırıklığı vardı üstümde.
Biraz mutfakta bulaşık yıkadım, sıcak su ile ve hareket ettim. Kahve yaptım, çay demledim, çaydan bir bardak içecek ve beden sıcaklığımı yükseltecektim.
Bedenimde hafif kırıklık ve yorgunluk vardı.
Bedenime giysi takviye yapmama rağmen, oda sıcaklığının düşük algılaması nedeniyle takviyeyi yeterli bulmuyor, hala kendi sıcaklığını arttırmaya çalışıyordu.
Salon sıcaklığı 24.8 hala düşük beden yanılmıyordu.
Bedenimin en uygun aradığı sıcaklığı biliyordum.
O sıcaklık 27 derece idi. Baştan takviyeli giyinseydim.
Beden salon sıcaklığının artmasını bekleyemeyecekti, rahat olacaktı.
Yaklaşık iki saat kadar tedbir almamıştım.
Bugün, İzmir hava sıcaklığının düşük olduğunu biliyor eve gidince salonun uygun ısıya gelinceye kadar takviyeli giyinmeyi planlamıştım.
Uymadığım için şimdi ufak da olsa cezasını çekiyordum.
23:00 Çay, 200 ml, limon dilimli.
Uykumu kaçırma riskini göze aldım.
Bedenimin sıcaklık dengesi için limonlu çay iyi gelecek diye düşündüm.
Bakalım nasıl olacaktı.
Üşüme yoktu.
Fakat bedenim ortak bir sıcaklık algısına ve dengesine ulaşamamış, ulaşmaya çalışıyordu. Bunu yaparken beni durmaya zorluyordu. Durunca ateşimi yükseltmeye çalışıyordu.
Bedenim kararsızlaşmıştı. Biraz önce ortam soğuktu, şimdi sıcak hangisine karşı tedbir almayım şeklinde karar vermeye çalışıyor ve bu da onu haliyle beni yoruyordu.
Oda sıcaklığı anca bu saate 25 derece olabilmişti.
Bu miktar idare edilebilir bir yeterlilikte idi.
Kırıklık ve ateş yükseltme çabası bu sıcaklığın yeterli olmadığının işaretini veriyordu.
Çay iyi gelmiş, beden sıcaklığımı biraz arttırmıştım.
Fakat bugün fazla çay içme sinyali aldım bedenimden, su takviyesi yaptım.
Bir deneme aklıma geldi.
Bedenimin sıcaklı algılamasına ve dengelemesine yardım etmeliydim.
Hemen bu akşam ilk salona oturduğum giysi seviyesine düşürdüm giyimimi.
Böylelikle çok sıkı giyinmemin oda sıcaklığının yeterli olup olmadığını anlamasını zorlaştırmasını kaldırmış olacaktım.
00:15 Portakal suyu, 200 ml.
Portakal suyu çayın ve kahvenin etkilerini giderecek hem de serin olması sayesinde bedenimin sıcaklık ve soğukluk algısı arasında denge kurmasına yardım edeceğini tahmin ettim.
Bedenimle iletişimdeydim, anlaşabilecek miydik ?
Bedenime soğukluk tehlikesinin geçtiğini ve ısı dengesini rahat bir şekilde oluşturabileceğini anlatabilecek miydim ?
Başardık !
Başardım !
Bedenimin yaşadığı ısı denge kurma çabalarını anlamış ve ona giyimimi değiştirmem ve portakal suyunun hem vitaminini hem de serinliğini vererek bu çabalarında yardım etmiştim.
Bedenim benim eylem iletişimlerimi almış ve kabul etmişti.
Kabul etmişti, çünkü ona doğru, mantığa uygun eyleme geçmiştim.
Kabul etmeseydi, yaptıklarımın yanlış olduğunu anlar, başka ne yapabilirim diye düşünürdüm. Ama olmuştu. İletişim tamamlandı.
01:00 Uyku

.jpeg)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder